Pata-Gonya

Postmodern Zihinsel Yaşam Ünitesi
Subscribe

Archive for the ‘Seyyah’

Beypazarı Şenliklerinde Bir Gün

Haziran 09, 2008 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Seyyah 4 Comments →

Beş Şehir adlı eserin müellifi Ahmet Hamdi Tanpınar bir makalesinde, “Mazi bizi niçin bir kuyu gibi kendisine çekiyor” diye sorduğu soruya, maziye yeni bir ruhla eklenmedikçe bu mazi hasretinin daha uzun süre üzerimizde etkisinin devam edeceğini belirterek cevap vermeye çalışıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ı her okuyuşumda zihnimde farklı şimşekler çakıyor. Geçtiğimiz cumartesi sabahı da Tanpınar’ın ruhu yanımdaydı sanki. Modern yapılar/düşünceler/oluşumların gözümde iğreti durması Tanpınar’a biraz daha yaklaştırıyordu beni. (daha fazla…)

İstanbulname

Mayıs 28, 2008 Yazan: dudayeva Kategori: Seyyah 9 Comments →

Tarih 24 Mayıs. Öğrencilikten kalma ekonomik alışkanlığım icabı, 15 saatlik uzun bir yolculuğu göze alarak çıktığım İstanbul yolculuğunu 2 saat rötarlı olarak noktaladım. Tren Haydarpaşa sınırlarına girdiğinde saat 12:00 olmak üzereydi. Bir kaç aydır İstanbul’a gelmişliğim yoktu. Dolayısıyla özlemiştim İstanbul’u. Taşına-toprağına yüzümü sürmesem de, boğazı hasretle izledim diyebilirim. Aslına bakarsanız, boğazdan ziyade beni heyecanlandıran başka bir etken vardı. Şöyle ki. Daha önce isimlerine aşina olduğum, yazılarını takip ettiğim bir çok büyüğümle ilk kez görüşecektim. (daha fazla…)

Macaristan

Nisan 27, 2008 Yazan: KaRa Kategori: Seyyah 4 Comments →

Budapeşte’de bizi büyük tren garı (Keleti Palyaudvar) karşılıyor. Burada tren, başlıca ulaşım aracı, kolaylıkla her yere tren ve metroyla ulaşabiliyorsunuz. Bu yüzden şehrin pek çok yerinde büyük tren garları var.
Macaristan’ın başkenti Budapeşte, Tuna nehri tarafından ikiye ayrılıyor. Buda ve Peşte kısımları birbirinden biraz farklı. Buda daha eski ve tarihi binalara sahiplik ederken, Peşte daha modern görünümlü ancak Peşte kısmında da Buda’da her adım başı gördüğünüz eski binalar ve heykellere rastlıyorsunuz. (daha fazla…)

Yolculuk Üzerine Notlar

Nisan 22, 2008 Yazan: KaRa Kategori: Seyyah 1 Comment →

*Yeni bir  şehre gitmek, uzun yıllar boyunca kurduğun hayalin gerçeğe dönüşüne şahitlik etmek gibi. Gerçeğe dönüşen her şey hayali tüketerek var oluyor, bu yüzden hayal ettiğimizden az-çok farklılaşıyor ancak yine de güzel, belki böylesi daha da güzel çünkü farklı oluşuyla bize yeni bir hayalin kapılarını aralıyor…

*Yolculuk insanı yeni bir pencerenin önüne getiriyor. Dünyaya başka pencerelerden bakabilmek adına yerinizden kalkıyor ve yürüyorsunuz, gittiğiniz yerlere yine kendi pencerenizin elverdiği ölçüde bakabilseniz de, her seferinde bakışınızın biraz daha genişlediğini, açıldığını fark ediyorsunuz. Pencerenin sonsuza açılımı ise ancak ölümle gerçekleşiyor, gerçek yolculukla… (daha fazla…)

Bir bardak çay ve Mezopotamya Ovası

Mart 25, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Seyyah No Comments →

Yürümeye devam edelim. Hayat ne kadar olanca hızıyla devam etse de, bir sürü sorun ve meşgale elleriyle yakamdan tutup kendileriyle konuşmaya ve ilgilenmeye beni ne kadar zorlasa da gece balkona çıkıp gözlerimi kapadığımda kendimi tekrar Mardin’in huzur ikliminde buluyorum. Ben oralardan ne kadar da uzak olsam ruhum, huzur bulduğu sokaklardan hala ayrılamadı. Belki ne kadar hengamenin içine dalsam ruhum o kadar buralardan gitmek istiyor. (daha fazla…)

Ey Zinciriye!beni duyuyor musun?

Mart 19, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Seyyah 2 Comments →

Zinciriye Medresesine doğru giden merdivenleri çıkarken, yolların, taşların, evlerin ve gökyüzünün sesini duyabiliyordum artık. Şehirlerin gerçekten de sadece kendilerinin duyabilecekleri bir dili varmış. Bu sesi bizlerin de duyabilmesi için insanları susturup taşların kendi aralarındaki fısıltılarına dikkat kesilmek gerekiyor. Birbirlerine ne kadar da yaşlandıklarını, artık sessizlik ve huzur aradıklarını söylüyorlardı. Demin yanından geçtiğim duvar, yer yer çatlamış ve kırılmış kaldırımlara yıllarca ayakta durmaktan ne kadar yorulduğunu anlatıyor, bir ev diğerine artık içinde çocuk seslerinin duyulmadığını, pencerelerinden artık paspas silkelenmediğini söylüyor, (daha fazla…)

Sokak ortasındayım

Mart 14, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Seyyah No Comments →

müzeCumhuriyet Meydanına tekrar geldiğimde ilk uğradığım yer Atatürk Heykeli’nin yanındaki Mardin Müzesi’ydi. Müze, Meryem Ana kilisesi ile bitişiktir. Tabelasında yazdığına göre önceleri Süryani Katolik Patrikhenisi imiş ama 1995 yılında Müzeye çevrilmiş. Üç katlı olmasına rağmen sergilenen çok fazla eser göremedim;ancak mimarisi ve işlemesi çok güzeldi.

Kiliseden ayrıldıktan sonra peşimde “Abi gezdirelim mi” diyen çocuklarla birlikte 1. cadde boyunca yürümeye başladım. (daha fazla…)

Mardin

Mart 09, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Seyyah 9 Comments →

Dostum Aleksandre’nin “ne öyle klipler falan, Mardin’i telefonda bana anlatacağına onu yazsana kardeşim” demesi üzerine…:-)

Genel görünüm 

Mardin, dağın yamacına kurulmuş bir şehirdir. (daha fazla…)