Pandora’nın Kutusu
Pandora’nın Kutusu’nda Yeşim Ustaoğlu, modern insanın şehir yaşamındaki sıkışmışlığını ve çaresizliğini, alzheimer hastası annelerine bakmak zorunda kalan üç kardeşin öyküsü üzerinden anlatıyor. Üç kardeş de, şehirden ancak acil bir sebeple, annelerinin kaybolduğu haberiyle ayrılabiliyorlar ve en kısa zamanda geri dönüyorlar, eşyaları, düzenleri, tutundukları var geride, işleri devam ettirmek zorundalar. Şehri yalnızca bir genç, henüz “birisi” olmamış, bağlanamamış, sorularına cevap bulamamış bir genç terk edebiliyor. Onu diğerlerinden ayıran şey; soruları ve henüz bu soruları hızlı ve geçiştirilmiş cevaplarla susturmayı öğrenememiş olması. (daha fazla…)


İnsan ticareti üzerine izlediğim etkileyici bir film. İnsan ticaretinden kastım aslında sadece kadın ticaretinden ibaret. Filmin konusu bir kadının, 14 yaşındaki bir kızın ve 6-7 yaşlarındaki bir çocuğun seks tüccarları tarafından kaçırılmasıyla ilgili. Üçünün farklı hikayesi kadın ticareti yapan aynı şebeke tarafından kaçırılmasıyla birleşiyor. Ancak filmin örgüsü özellikle çocukların nasıl seks kölesi haline getirildiğini işliyor. Başlangıçta söylemiş olayım film gerek konusuyla gerekse bazı sahneler itibariyle herkesin rahatlıkla izleyemeyeceği bir film.
Ella Çizgi Film tarafından yapılmış, yönetmenliğini Ömer Kawan Alani’nin üstlendiği, yapımı 2 yıl gibi bir süre devam etmiş, ülkemizde yapılmış en kaliteli iki boyutlu uzun metrajlı çizgi film özelliğini taşımaktadır.
90′lı yıllar, Türk Sineması için gerçek bir dönüm noktası oldu aslında. Özellikle Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan, Reha Erdem, Derviş Zaim gibi yönetmenlerimiz ile kamera hayatın dışında kalmış, ayrıntısına takılmış sıradan insana doğru odaklandı. Hayatın can sıkıcılığı, rutinliği, beklentilere karşılık vermeyişi, daha doğrusu doğası objektiflere daha çok yakalanır oldu. Bence göze çarpan diğer önemli bir husus ise ajitasyona kaçmayan, izleyiciyi salya sümük ağlatmayan “gerçeğe” daha yakın filmlerin ön plana çıkmasıdır. Kamera sanki, çalıların arkasına geçmiş ve kimseye farkettirmeden çekmektedir. Reha Erdem özellikle Kaç Para Kaç ve Beş Vakit filmleriyle zihnimize kazınmıştı. Bu sebeple yeni filmi Hayat Var’dan çok şey bekliyordum. Ve beklediğimi de değdi. Gerçekten çok MUHTEŞEM bir film çıkarmış. Bu kadarını beklemiyordum açıkçası!
Woody Allen, “Barselona, Barselona” da insanın açmazlarını, ego çarpışmalarını, çaresizce arayışını, savruluşunu, iyi bir müzik ve muhteşem Barselona görüntüleri eşliğinde anlatıyor. Film boyunca yönetmenin ciddi bir dil kullanmaktan uzak duruşu, açıklamaktan, yorumlamaktan, savunmaktan kaçınıyor oluşu zaman zaman oldukça derinleşen diyalogları kaçırmamıza neden olsa da, eğlenceli vakit geçirmemizi de sağlıyor.