Alvarlı Efe Hazretleri’nden
Mevlâ bizi afvede
Gör ne güzel ıyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur (daha fazla…)
Mevlâ bizi afvede
Gör ne güzel ıyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur (daha fazla…)
Patagonyalılar’ın heyecanla ödül beklediğini biliyorum. Buyrun o halde;
Her yıl bir hikaye kitabı ile evimize misafir olan Mustafa Kutlu bu yılın da en güzel hikayesini yazdı. Köy kitapları toplayan Tahir Sami Bey’i çok beğendiğimizden hikaye dalında “Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı” adlı kitabıyla Mustafa Kutlu,
İlk kitabı Şiirler Çağla ile İsmet Özel’in işaret ettiği Süleyman Çobanoğlu’nun ikinci şiir kitabı 15 yıl sonra çıktı. Özellikle Tekfurun Kızı kitap çıkmadan dillere destan oldu. Çoğu yayınlanmamış şiirlerden oluşan Hüdayinabit’le şiir dalında Süleyman Çobanoğlu, (daha fazla…)
Bu sabah okuduğum bir şiir* zihnimde ve kalbimde yeni bir yol açtı. Sarstı ruhumu, yerinden oynattı.
Düşündüm ki, iyi bir şiir ince ve derin bir iz bırakır insan ruhunda. Bu iz insanı tutar, fazlalıklarından arındırır, göğe doğru çoğaltır onu.
Düşündüm ki, orada, gözlerini kırpmadan durmaksızın öldüren insanlar, bu şiirleri okuduklarında; sözcükler, o koca, kalın, ağır zemini nasıl delip geçecek de, beton kalıplar içinde öldürdükleri kendi çocukluklarına ulaşacak? Bu sorunun cevabını bilmiyorum ama sözcüklerin balyozlardan daha etkili olduklarından eminim. (daha fazla…)
Bilenler bilir, İbrahim Tenekeci şiirine karşı bir düşkünlüğüm var. Bu düşkünlük 2000 yılında edebiyata yöneldiğim dönemlerde başlamıştı. Üç Köpük, Peltek Vaiz ve Güzellik Uykusu birbiri ardına geldi. Daha sonra “Günlüklerim, şiirlerimin sahne arkasıdır.” dediği günlükleri “Üzgünlük” adı altında yayımlandı. Denemeleri ise Uçuş Denemeleri başlığıyla yayın dünyasında yerini aldı. Ardından Giderken Söylenmiştir adlı dördüncü şiir kitabı çıktı. Daha sonra Son Düzlük adında denemelerini okuduk. Son şiir kitabı Giderken Söylenmiştir’in ardından dört yıldan fazla bir süre geçti. Özlemiştik kitabını, öyle ki içimizi durultuyordu. Ve Tenekeci’nin son şiir kitabı Ağır Misafir adıyla Profil Yayınlarından çıktı. (daha fazla…)
“Anlamak yok çocuğum anlar gibi olmak var
Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var”
Bugün Necip Fazıl Üstadın doğum yıldönümü…
……….
Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim (daha fazla…)
Edebistan’daki bir yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum:
Orhan Veli’yi dinliyorum gözlerim kapalı
O, evinin damlara bakan penceresinden limanı izlerken, kilise çanları durmadan çalarken ve geceleri yatağında tren sesi dinlerken, bir de karşı apartmandan bir kız sevmişken bu şehri bırakıp başka bir şehre gitmiştir. Gittiği Ankara’da gece dolaşırken düştüğü bir çukurda başından yaralanmış, daha sonra ise İstanbul’a dönmüştür. Döndüğünde, birkaç gün evinin penceresinden bu kez kavakları seyretmiş, gündüz yağan yağmuru ve gece doğan ayı izlemiş, yol mu para mı mektup mu derken 36 yaşında hayata gözlerini kapamıştır. Ve Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 yaş şiiri Orhan Veli’ye ağıt olmuştur. (daha fazla…)