Pata-Gonya

Postmodern Zihinsel Yaşam Ünitesi
Subscribe

Archive for Temmuz, 2008

Sabah yakın değil mi?

Temmuz 31, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Günce 3 Comments →

DUHA

1,2,3. Kuşluk vaktine ve sükuna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.

4. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır.

5. Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.

6. O, seni yetim bulup barındırmadı mı?

7. Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?

8. Seni fakir bulup zengin etmedi mi?

9. Öyleyse yetimi sakın ezme.

10. El açıp isteyeni de sakın azarlama.

11. Ve Rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.

(Melekler) dediler ki: Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle (yola çıkıp) yürü. Karından başka sizden hiçbiri geride kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vadolunan (helak) zamanı, sabah vaktidir. SABAH YAKIN DEĞİL Mİ? (Hud/81)

Trafik denen lanet

Temmuz 28, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Günce 8 Comments →

Yaz tatiline girilmesi nedeniyle okullar tatil oldu ve trafik rahatladı. Ben de bu yüzden işe gitmek için evden geç çıkmaya başladım. Derken keçiören’deki tüm yolların birleştiği fatih köprüsü önüne bi geldim upuzun konvoy var. Yine bi kaza! son 2 ay içerisinde keçiörende gördüğüm kazalar şöyle oluyor. Bir dolmuş ve bir bayan şöför kaza yapıyor. Ama senaryo hep böyle…

Evvet, biraz tüyo vermenin zamanı geldi:

1-Aslında bayanlar kötü şöför değildir. Trafikteki sürücülerin çoğu erkek olduğu için sadece ayak uyduramıyorlar. Sürücülerin çoğu kadın olsaydı bu sefer de erkeklere kötü sürücü diye bakılırdı. Çünkü bayan sürücüler erkekler arasındaki o gizli dili çözemiyorlar. (daha fazla…)

Çirkin ördek yavrusu kompleksi

Temmuz 25, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Ivır Zıvır 8 Comments →

İnsanlar bir türlü sıradan olduklarını kabul etmiyorlar. Herkes olaya farklı pencerelerden bakabildiğini, çoğu kişiye oranla daha zeki ve tecrübeli olduğunu, şimdilik bişey olamasa da fırsat verilmiş olsaydı birçok şeyi başarabileceğini ya da gün gelecek kendi farklılığını ortaya koyacağını düşünüyor.

Gün gelecek değerimizi anlayacaklar… (daha fazla…)

Zamanda Uyumak

Temmuz 22, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Edebi Şeyler 4 Comments →

Yürüyorum zamanın ötesinde. Elimde gelecek zaman hayallerinin feneri siyah sıra dağların arkasındaki mekanlara, beni bekleyen mekanlarına yürüyorum. Hayatın yol olduğu çöllerde, yolların ufukta birleştiği çizgiye ellerimi gözlerime siper ederek bakıyorum.

Gelecekte açmış olduğum koridarlardan geçmişin donuk dakikalarına, soğuk zeminlerine doğru yüzüyorum. Geceleri dibi bilinmeyen göllere atlıyorum. Karanlık sularını soluyorum, ağlamaklı seslerini dinliyorum kulaçlarımın. Geçmiş, ayağıma dökülmüş beton gibi çekiyor beni dibe. Su yüzeyinde biraz ayışığı, biraz halkalar… (daha fazla…)

İstanbulname

Temmuz 20, 2008 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Günce 6 Comments →

Selamün aleyküm İstanbul…
Mekânsal esintileri ve mekân algısını önemsiyorum. Var oluşumu konumlandırabildiğim böyle mekânlarda kendimi iyi hissediyorum. “Yaşamak” olgusuna kolay yoğunlaşamayan birisi için kalabalık ortamın tezat oluşturduğunun farkındayım. İstanbul’un –özellikle – bazı mekânlarının çekici olmasını zihnimde oluşan tezatlığın neresine yerleştireceğimi bilmiyorum. Esaslı soru benim var olup-var olmayacağımla alakalı aslında, neden buradayım, neden yaşamayı seçiyorum, yaşamdan umduğum bir şey var mı ya da yaşamın benden umduğu nedir, sonunda üzüleceğimi bildiğim halde neden serüvene devam ediyorum gibi soruları kendime defalarca soruyorum, saatlerce bunu düşünüyorum. Lapa lapa kar yağarken Galata Köprüsü’nde martı çığlıkları eşliğinde kendi kendime defalarca sorup saatlerce düşündüğüm soruları unutuveriyorum, unutuyorum. (daha fazla…)

Veda Turları…

Temmuz 18, 2008 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Ivır Zıvır 3 Comments →

Bugün iş yerimdeki son günümdü. (daha fazla…)

Leyla & Beyaz atlı prens metaforu

Temmuz 17, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Ivır Zıvır 22 Comments →

“Ah ulan leyla, bırakıp gittin beni!” Kadınlar bilmez ama leyla diye bir kadın vardır. Ya da her erkeğin bir leylası vardır desek yanlış olmaz sanırım. Peki kimdir bu leyla?

Leyla, hayatımızın en mükemmel kadınıdır. Kusursuzdur, en güzeldir, en umursamazdır, en acımasızdır. Her erkeğin hayalinde bir leyla vardır. Leyla kendine aşık eder ilk önce, gözleri kör eder, peşinden koşturur, yemeden içmeden keser; sonra tam ulaştım derken elinden uçar gider. Leylaya hayatta ulaşamazsın, leyla hep bırakır, acı çektirir. Leyla yüz vermeyen, sana bakmayan kadın değildir. Bilakis ilk önce seni mutlu eder, pembe hayaller kurdurur ama en sonunda bırakır gider. Leylayı leyla yapan bırakıp gitmesidir zaten. Eğer ulaştıysan ona, o leyla değildir o zaman. (daha fazla…)

Parklar, kediler ve karıncalar (Eternity and a day)

Temmuz 15, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Günce 1 Comment →

Küçükken annemiz elimizden tutar bizi parka götürürdü. O yıllar, annemizle vakit geçirdiğimiz en uzun yıllardı. Küçük olduğumuz için ne okula gidiyorduk ne işe gidiyorduk ne de arkadaşlarımız vardı. Hayatın epeyce bir dışındaydık. En yakın dostlarımız yine bizim gibi hayatın dışındaki kediler ve karıncalardı. Bizden başka kimsesi olmadığı için onlar da parka gelirlerdi. Parkın duvarından atlayan bir kedi ya da parmağımıza çıkan bir karınca hayattaki en büyük ilgimizdi.

Yaşlandık;artık bizimle parka gelebilecek bir annemiz yok. Ne okulumuz var ne işimiz var ne de dostlarımız kaldı. Yine hayatın epeyce bir dışındayız. Aynı parkta, yine yanımızda kediler ve karıncalar. Biri duvardan atlıyor biri parmağımıza çıkıyor…. (daha fazla…)

Güç Dönüştürür

Temmuz 11, 2008 Yazan: Serkan Kategori: Sosyoloji 3 Comments →

Değişim, dönüşüm, gelişim ve döneklik gibi tartışmalar bir hareketin veya bir bireyin farklılaşmasını açıklayabilmek için kullanılan terimlerden sadece bir kaçı. Örneğin Gerçek Hayat’ta bu konuyla ilgili iki haftadır portreler yayınlanmakta ve ben bunları ilgi ile izlemekteyim. İlk portre çalışması “Sivil Dayanılmaz Bir Dönek” yazısı ile Ahmet Hakan’a geldi. İkinci yazı ise ”Bir Dönüşüm Kanaması” ile Mehmet Metiner’e geldi. Bence bu tür yazıları saldırı amaçlı değil, özeleştiri niteliğinde yaptığımız zaman bir kazanım elde edebiliriz. (daha fazla…)

Blog Kardeşliği

Temmuz 11, 2008 Yazan: Warrior Kategori: Günce 12 Comments →

Blogdaki arkadaşlar da olmasa nasıl geçecek şu koca gün anlayamadım:)

Şunu farkettim ki ne kadar çok blog arkadaşlığı o kadar çok okunacak yazı…

Yazın gelmesiyle birlikte yavaş yavaş herkes sezon finali yapıyora benziyor. Blogları açtığımda genelde eski tarihli yazıların olduğunu görüyorum. Tatile gidenler, yok mu tatil yerinde internet!

Yazıhane’nin son sürat yoluna devam etmesi için Faruk’un bir an önce iyileşmesini bekliyoruz. En sağlam blogcudur kendisi. Hasta yatağındayken bile yazmaya devam etmektedir.

Bağımsız denklem Banu (bagimsizdenklem.com) bu siteyi kapatarak banu.wordpress.com  adresinden değişik! yazılarını yazmaya devam ediyor. Sanırım biraz portekizce, ispanyolca… Anlamadım işte (daha fazla…)