Ankara’da Bayram
Ramazan ayının vuslatıdır bayram. Tutulan oruçlar. Eda edilen namazlar. Hayır. Hasenat. Ve hepsinin toplamından müteşekkil sıkı bir metafizik.
Ramazan bayramını hayatımda ikinci kez memleket dışında kutluyorum. İlkinde İstanbul’daydım. Bu defa Ankara’da.
Bayram namazına giderken Ankara’da yağmur yağıyordu. Biraz ıslandık.
Malum. Ramazan ayına yaz mevsiminin sonunda başlamıştık bu yıl. Günler uzun. Havalar sıcaktı. Dolayısıyla bu sene Ramazan ayı çetin geçecek demiştik. Gelzaman-gitzaman, bayramı yağmurlu bir Ankara sabahında, rahmetle birlikte karşılamak anlamlı oldu.
Sezai Karakoç ne demişti: Bir göç var, kutlu bir sefer…“Ramazan dünya içinde ahirete bir aylığına Müslümanların toptan hicreti gibidir.”
Toprağın bağrından hicret eden suyun vuslatı olarak gördüğümüz yağmurdaki neşveyi, Ramazan ayı için de düşünmek gerek. Düşünmek ve onu ete kemiğe büründürmek.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir’de Konya ile ilgili bahsin girişinde “bozkırın tam çocuğu” der Konya için. Tanpınar’dan mülhemle benim için de Selman. “bozkırın tam çocuğu.” Bize mahalle arkadaşlığını, dostluğu, kardeşliği öğretiyor. Samimi ve sıcakkanlı. Anarşist ruhlu bir edebiyatçı. Kah isyan şarkıları söylüyor kah hüzünlü nameler mırıldanıyor yazdıklarıyla. Denemeleriyle gönlümüzü ferahlatıyor. İnsanı ve insanlığı kavrıyoruz onunla. Medeniyeti, şehirlerin ruhunu öğreniyoruz ondan. Kalbi sanki bir saatli bomba gibi. Bir orda bir burda atıyor. Konya’yı seviyor, Ankara’yla muhabbeti var ama İstanbul aşığı. Bütün coğrafyada sağlam dostları var eminim.
Dün iftarı Sultanahmet’te yaptım. İstanbul’daki en güzel iftarlarımdan birisiydi. Akşam namazını Sultanahmet’te kılmak bile apayrı bir huzur veriyor insana. Sultanahmet’in bahçesi iftarcılarla doluydu. Çimlerde oturacak yer yoktu adeta. Güzel insanlara şahitlik ettim o gece. Sultanahmet’te iftar yapıp da kitap fuarını dolaşmamak olmaz tabi. Üç yıldır Ankara Kocatepe kitap fuarını arşınlayan birisiydim çünkü.
İstikrarsız bir futbolcuydu da deseler, küçük maçların büyük topçusu da deseler, büyük takımlarla oynanan maçlar da sahada görünmüyor da deseler, gece aleminin renkli ismi de deseler, disiplinsiz de deseler biz seni çok sevmiştik İbrahima Yattara! Yolun açık olsun…
Bugün İHH’dan sevgili dostum Yusuf’la birlikte Fatih’te iftar yaptıktan sonra Eyüp’e geçtik. Feshane’deki etkinliklere göz attık. Feshane’deki fuar genelde incik boncukçulardan oluşuyordu. Bir de her köşe başında bir yardım derneği gözümüze çarptı. Ardından Belediyenin kitap fuarına baktık. Ancak küçük bir fuar olduğu için işimize yarar birşey bulamadık. Yarın da Sultanahmet kitap fuarına gitmeyi düşünüyorum. Orada indirimli kitaplar mevcutmuş. Listemde bazı kitaplar var. O halde inşallah yarın görüşmek üzere:)
PLUIE ENCORE APRÈS LA PLUIE