Pata-Gonya

Postmodern Zihinsel Yaşam Ünitesi
Subscribe

Archive for Mayıs, 2009

Karahisar Kalesi

Mayıs 31, 2009 Yazan: Serkan Kategori: Ey Şehir 1 Comment →

Karahisar Kalesi deyince birçoğumuzun aklına hemen gene aynı adla başlayan  içli halk türküsü gelir. “Kalehisar kalesi yıkılır gelir” diye başlar türkü ama Afyon’da bulunan bu kale 3500 yıl önce Hititler tarafından yapılmış olmasına rağmen yıkılan yanları olmasına rağmen dimdik sarp kayaların zirvesinde Afyon’un incisi gibi parlamakta. Bu haftayı Afyon’da geçirdim. Benim için Afyon, İzmir’den Konya’ya gel-gitlerde yolun neredeyse tam ortasında olan bir geçit yeriydi.

(daha fazla…)

İki Etkinlik İki Haber

Mayıs 31, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Günce No Comments →

Geçen hafta cumartesi öğleden önce ve öğleden sonra iki farklı etkinliğe katıldım. İlki sabah 10:00′da başlayan Türkiye’de İslam ve Modernleşme adlı paneldi. Panelin ev sahibi MÜSİAD’dı. Panelin oturum başkanı Recep Şentürk, konuşmacılar ise Bedri Gencer, Ali Bulaç ve Yusuf Kaplan idi. Yaklaşık 2 saat süren harikulade bir program oldu. Alanında yetkin üç isim modernleşmeyi adeta zihnimize kazıdılar. Programla ilgili olarak, Gerçek Hayat dergisinin bu haftaki sayısında bir haber yaptım. Ayrıntıları oradan okuyabilirsiniz.

(daha fazla…)

Cahit Koytak, Taraf’ta…

Mayıs 31, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Duyuru No Comments →

Üniversite’ye başladığımda kütüphanede dergi arşivini düzenlerken okumuştum Cahit Koytak şiirlerini. Bilge bir üslubu vardı. Daha sonra, İlk Atlas’ın izini sürdüm ve okudum. Cahit Koytak şiirleri için bir süre Defter dergisini takip ettim. 2006 yılında Ankara’da yaşamaya başladığımda, Altındağ Belediyesinin şiir gecesine sırf Cahit Koytak’ı görmek için gittim. O gece “Karanfil Makamında Caz Semaisi”ni okumuştu. Cahit Koytak’ı hala takip etmeye çalışıyorum. Dün Taraf Gazetesi’ni aldığımda manşetin üstünde bir haber gördüm. Cahit Koytak artık Taraf’ta yazacak diyordu bu haber. (daha fazla…)

Nevrotik

Mayıs 30, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Ivır Zıvır 5 Comments →

Bu akşam sevgili eşim Adler’in kuramı doğrultusunda bir kaç soru sordu. Cevaplamamı istedi. Cevapladım ben de. Sonuç, nevrotik kişiliğe sahipmişim.

İlanen duyurulur.

Yol Raporu

Mayıs 20, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Günce 1 Comment →

Geçtiğimiz hafta yeni işyerime gidip gelmeye başladım. Sabah 05:00′te uyanıp 06:30′da evden çıkıyorum ve 08:05′de işyerinde oluyorum. Metrobüs sayesinde umduğundan daha kısa sürüyor yol. Öncelikle iyiki varsın metrobüs! Yeni işyerim sessiz, sakin. Eski işyerim neydi öyle, tam bir curcuna, kabus gibiydi. Herneyse, yola dönelim. Sabahın erken saatlerinde trafiğe pek takılmıyorum, iki vesaitle işyerine gidip gelebiliyorum. (daha fazla…)

Fosil Ida

Mayıs 20, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Ivır Zıvır No Comments →

Bugün hemen hemen bütün medyayı süsledi Fosil Ida. İnsanlığın evriminde kayıp halka diye duyuruldu. İnsanlığın sırrı bu fotoğrafda bulundu diye yazıldı her yerde. Öldüğünde 1 metre boyundaymış. Bilim adamlarına göre 47 milyon yaşındaki bu primat maymun ve insanla soy akrabası. Bilim adamları lemura benzeyen fosilin insan evrimleşmesinde kayıp olan zinciri tamamlayabileceği ve insanın evrimleşme sürecine çok önemli bir ışık tutacağını tahmin ediyorlarmış.   (daha fazla…)

Kışı Uğurlarken…

Mayıs 17, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Edebi Şeyler No Comments →

Botlarımın çamurlarını yoldan bulduğum tahta çubukla temizledim. Gecenin geç vaktinde anahtarların çıkardığı ses aslında çok şey anlatır. Evin karanlığına açılan kapının sesiyle birlikte birçok hatıra da kapıdan dışarı çıkıyor; içimden geçerek, ruhumdan birşeyler alarak, beni evimde yalnız bırakıyorlardı.

Işıkları açmaya gerek yoktu; çünkü görebileceğim yeni bir şey yoktu. Pantolonumun kırışmasına aldırmadan camın kenarına sığınarak oturdum. Bir çakmak sesi, tütünün çıtırdaması ve dumanı üflerken içimdeki sıkıntıların beni terkedeceğime duyduğum inanç…

Ankara’ya kar yağmaya devam ediyordu. Çocukluğumda da kar yine böyle yağardı. Ama sobamız vardı, annem sönmemesi için odun taşır, kardeşlerimle camdan dışarıda yağan karı seyrederdik. Işıklar açık olurdu. İlk önce bir kar tanesi, sonra diğeri derken karanlıkta dans ederek aşağı inerlerdi. İlk yere düşenler kaybolur, diğerleri yere düşenlerin ıslaklığında erir, sonra gökyüzü daha bir kalabalık olurdu. (daha fazla…)

Temrin 1 Yaşında…

Mayıs 14, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Duyuru 6 Comments →

Temrin’in Mayıs sayısı çıktı. Niye Patagonya’da yazmadınız mayıs sayısını diyenler olabilir. Mayıs sayısını Dünyabizim için yazdım buradan okuyabilirsiniz. Temrin 1 yılını doldurmanın haklı gururunu yaşıyor. Temrin’in edebiyat dünyasında birinci yılına ilişkin mayıs sayısının girişinde, Bilal Kemikli, Rasim Özdenören, Ahmet Albayrak, Nazım Payam, Hüseyin Kaya, Mustafa Özçelik, Necati Mert ve Berat Demirci tebrik mektubu yazmışlar. Neyse ayrıntıları dergiden veya şurdan okuyun.

Ivır Zıvır…

Mayıs 08, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Ivır Zıvır 7 Comments →

Yaklaşık 8 aydır çalıştığım ve 4 aydır da bizzat birim sorumluluğunu yaptığım iş yerimden ayrıldım. Birden kendimi kuş gibi hafiflemiş hissettim. Özellikle son 4 ayımın nasıl geçtiği üzerine düşünmek bile istemiyorum. İnsan rüyasında bile her gün işe ilişkin olayları görür mü, işte bunu tecrübe etmiş bulunmaktayım. Zaten, benim en büyük imtihanın “iş”le ilgili olacak herhalde. Bir türlü karaya çıkamadın be Alexandre Bey! Patagonya’nın muhteşem yazarları Serkan ve Warrior gibi rahat işlere sahip olmak isterdim. İşe başladığım ilk gün önüme en az 15 tane dosya getirmişlerdi, ayrıldığım bugün ise en az 800 dosyayı inceledim. (daha fazla…)