Yitik Şehrin Köpekleri-7
Bir gün fakültenin önünde ben Muhsin ve Yakup oturuyorduk. Muhsin Nuri hocayla tekrar görüşmüş, Nuri hoca da bizim kavga olayının disiplin kurulunda ciddi bir şekilde konuşulduğundan bahsetmişti. Bu durum daha önce pek umurumuzda olmasa da “ciddi” kelimesi az da olsa bizi telaşlandırmaya başlamıştı. Sonuçta son sınıfın son dönemindeydik ve okulu tatsız bir şekilde bitirmeyi de istemiyorduk. Alacağımız bir disiplin cezası meslek hayatımız boyunca taşıyacağımız bir damga haline gelebilir, damgalı biri olarak da ya iyi kötü işlerde sürünür ya da sadece kendi çabalarımızla bir şeyler yapabilirdik. Kavganın üzerinden uzun zaman geçmiş, olayın etkisini üzerimizden atmıştık ama tiki tayfası bu olayı unutmamıştı. Milletin önünde hava atayım derken milletin önünde dayak yemek, hastanelik olmak hiç de güzel değildi. Yakup’un “ha aklıma gelmişken” diyerek söylediği bir cümle üzerine Muhsin’le ben buz gibi kesmiştik. (daha fazla…)

Geçtiğimiz perşembe günü iftarı Sultanahmet’te yapalım dedik. Kitap fuarının ilk günüydü. İftardan önce Kızlarağası Medresesine
Üsküdar’dan Haydarpaşa’ya