Pata-Gonya

Postmodern Zihinsel Yaşam Ünitesi
Subscribe

Archive for Eylül, 2009

Yitik Şehrin Köpekleri-11

Eylül 25, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Edebi Şeyler No Comments →

-Çok teşekkür ederim. Niye zahmet ettiniz!

-Yok canım, ne zahmeti

Biz kapı ağzında sohbet ederken altı yaşlarında bir erkek çocuğu yanımıza yaklaşıp kadının eteğinden tutup ilginç bakışlarıyla beni izledi. Benim de çocuğa meraklı gözlerle baktığımı görünce kadın açıklama yapma gereği duydu.

-Bu oğlum Kerem.

-Ha öyle mi?Çok tatlı çocukmuş. İçeri buyrun ayakta kaldınız.

-Rahatsız etmeyim sizi?

-Yok canım ne rahatsızlığı. İçerisi biraz dağınık ama kusura bakmayın.

-Önemli değil. (daha fazla…)

Osmanlıca Okuma Kursu

Eylül 24, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Duyuru No Comments →

19 Ekim 2009-20 Ocak 2010

Pazartesi:18:30

Çarşamba:18:30

Pazar:10:30

İlim Dallarının Düşünce Temellerini Araştırma Enstitüsü

Sakarya Cd. İnkilap Sok. Deniz Apt. (4) Kat:5 No:10 Kızılay/Ankara

Tel: 434 06 38     web:www.ilimler.org

Yitik Şehrin Köpekleri-10

Eylül 19, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Edebi Şeyler No Comments →

18 

Son sınıfın son döneminde olmamıza rağmen üniversiteden atıldık. Bu karar karşısında ne yapacağımızı, ne diyeceğimizi daha doğrusu ne düşüneceğimizi bilemedik. Başımızdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Diplomayı almaya bu kadar az zaman kalmışken, sona bu kadar yaklaşmışken hakkımızda bu şekilde acımasız bir kararın verilmesi bizi gerçekten yıkmıştı. Muhsin’in anlattığına göre aslında bizi üniversiteden atmayı düşünmüyorlarmış. Çünkü mezun olmamıza neredeyse az bir süre kalmıştı. Her ne kadar bizi en ağır ceza ile cezalandırmak isteseler de eğitim hayatımızda geldiğimiz nokta itibariyle hocalar dört yılımızı bir hiçe çevirmeye razı olamamışlardı. Ancak yaptıklarımızın ve Muhsin’in sınıfta Hasan hocaya söylediklerinin de cezasız kalmasını istemiyorlarmış. Bu yüzden ne kadar hafif olduğunu düşünseler de uzaklaştırma cezası vererek noktayı koymak istemişler. Lakin o aralar ortaya atılan af dedikodusu hocaların aklına başka birşey getirmiş! (daha fazla…)

Münevver Cinayeti ve Paranın Gücü

Eylül 17, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Günce No Comments →

Münevver Karabulut cinayeti, basit bir cinayet vakasından öteye geçmiş, içerisinde birçok dersleri ve gerçekleri de barındıran sosyal bir olay haline gelmiştir. Öncelikle Karabulut cinayetinin kamuoyu gündemine bu derece yansımasında önemli iki faktör var. Bunlardan birincisi cinayetin vahşice işlenmesi, diğeri ise katil zanlısının ünlü bir aileye mensup olmasıdır. Cinayet vahşice işlenmese dahi katil zanlısının ünlü bir aileye mensup olması olayın haber değeri kazanması için yeterli olmuştur. (daha fazla…)

Zeytinin Hayali-Bir Filistin Hikayesi

Eylül 16, 2009 Yazan: Warrior Kategori: İzlence No Comments →

Ella Çizgi Film tarafından yapılmış, yönetmenliğini Ömer Kawan Alani’nin üstlendiği, yapımı 2 yıl gibi bir süre devam etmiş, ülkemizde yapılmış en kaliteli iki boyutlu uzun metrajlı çizgi film özelliğini taşımaktadır.

Filmin konusu 1940′lı yıllarda Kudüs’ün Ayn Karim köyünde doğan Meryem Nine’nin oğlu ve torunlarının başından geçenler oluşturmaktır. O zamanlar daha çok küçük olan Meryem babasının sırtından haince vurulmasında sonra İsrail işgaline daha fazla dayanamayark annesiyle köylerinden ayrılır. Babası ölmeden önce yaşadığı topraklarda yetişen bir zeytin fidesi verir ve ona bu fidenin bu topraklar dışında başka bir yerde asla büyümeyeceğini söyler. Gerçekten de öyle olur. Küçük Meryem torun sahibi olur ama o zeytin fidesi hala küçüklüğündeki boyuyla kalır. (daha fazla…)

Tebdili Mekanda Ferahlık Varmış

Eylül 13, 2009 Yazan: Alexandre Bey Kategori: Ivır Zıvır 5 Comments →

*Uzun zamandır buraya birşeyler yazmadığımı farkettim. Sebebi de mekan değişikliğinden kaynaklanıyor. Artık Avrupa Yakasından sesleneceğim sizlere. Yaklaşık 4 aylık metrobüs seyahatlerim de geçtiğimiz hafta sona erdi. Şimdi iş yerime yakın, BİM’e yakın, sessiz sakin bir mahallede oturuyorum.

*Sultanahmet Kitap Fuarı’nı iki yıldır doya doya gezme fırsatı bulmak çok güzel. Bu yıl da güzel kitaplar aldım. Daha alacaklarım da var. (daha fazla…)

Mekan Kıraatevi

Eylül 12, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Günce 10 Comments →

Duyduğuma göre Mekan’da (Mekan Kıraatevi) Çarşamba sohbetleri başlamak üzereymiş. İnternet sitesine baktığımda (http://mekankiraatevi.blogspot.com) Eylül’ün ilk çarşambası sohbetler başlıyor diye yazıyor ama başka bilgi yok. Bir ara uğrayıp deteylıca öğrenmek lazım.

Sıkılmış Tüp, Heba Olmuş Macun

Eylül 04, 2009 Yazan: Serkan Kategori: Kitabiyat No Comments →

Başlık İsmet Özel’e ait. Ve perşembe günü İstiklal Marşı Derneği Ankara üyelerine özel yaptığı toplantınında bir nevi başlığı buydu. Çok esaslı şeyler söyledi üstad, ama biri var ki edebiyat dünyası şimdiden bu sözü tartışabilir; arapça bilmeyenlerin şairliğinin kabul edimemesi ve şiir yazmaması…İlgilenenlere duyrulur İsmet Özel Ocak ayına kadar Ankara’da. Cumartesi günüde Dernek üyelerine özel bir iftar daha yapılacak. Gündüzde Kocatepede kitaplarını imzalayacak. Eğer İstiklal Marşı Derneğinin Ankara şubesi açılırsa sürekli orada olacağınıda şimdiden bizlere duyurdu. Dolayısıyla İstiklal Marşı Derneği Ankara Şubesi açılması çalışmaları başlamış oldu.

Yitik Şehrin Köpekleri-9

Eylül 03, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Edebi Şeyler No Comments →

16

Bu zor günlerimde Funda hiç yanımdan ayrılmadı. O yanımdayken sorunlar hep uzaktaydı. Onun her sözü bana herşeyin daha güzel olacağı yönünden güç ve ümit veriyordu. Ellerimi ellerine alarak “hadi üzülme, gül biraz” deyişi, başımı ellerinin arasına alarak “bak şurda mezun olmaya ne kalmış, elbette bunu da dikkate alırlar. Siz zaten yeterince cezanızı çektiniz” diyerek üzgün üzgün bana bakışı kalbimi sıkan mengeneyi gevşetiyordu.

Son yaşadıklarımızın etkisiyle Funda’yla daha bir yakın olmuştuk. Yaptıklarımızın küçük çocukların yaptıklarından hiç farkı yoktu. Bana “ağzını aç gözünü yum!” diyerek balık kraker yedirişi, elinde bayan parfümüyle beni kovalayışı, ellerime, yüzüme tükenmez kalemle resimler yapışı, dolmuşçu edasıyla “hişt fıstık, adın ne senin!” diyerek omuz atışı, yanyana yürürken çelme takmaya çalışması beni sıkıntılarımdan o kadar çok uzaklara götürüyordu ki! Hatta bir gün çelme takmaya çalışırken ikimizin ayakları birbirine dolanarak yere düşmüştük. Gözlerimin içine baktıkça içim sevgiyle doluyor, hayatın ne kadar da güzel olduğunu düşünüyordum. Bu duyguları daha önce tatmadığımın farkındaydım. Çünkü bu zamana kadar kimseyi bu kadar çok sevmemiştim. Kimseye bu kadar çok değer vermemiştim. (daha fazla…)

Yitik Şehrin Köpekleri-8

Eylül 02, 2009 Yazan: Warrior Kategori: Edebi Şeyler No Comments →

14

Muhsin akşam telefonla aradı. Sesi öfkeli geliyordu. Disiplin kurulu savunmamızı istiyordu. İdeolojik amaçlı huzur ve sükunu bozmuşuz! “zengin piçleri” kelimesini duymayan kalmamış! Muhsin’in kapıya attığı yumruğu burdan duymuştum.

Ertesi gün bu öfkeyle fakülteye gittik. Dövdüğümüz çocuklardan birisinin babası olan ve aynı zamanda disiplin kurulu üyesi Hasan hocanın İnsan Kaynakları dersine girdik. Dersi can kulağıyla dinliyorduk.

“yetişmiş insan gücü, şirketler için en önemli kaynaktır. Nitelikli işgücü sayesinde maliyetler düşebilir, yönetim daha etkin bir organizasyon yapısı oluşturabilir.”

Hasan hocayla sürekli göz göze geliyorduk. (daha fazla…)