Bir taş da sen at!
Dünyanın bir yerinde insanların üzerine bombalar yağdırılırken, dünyanın kalanı vahşetle çevrelenmiş hayatına eklenen görüntüleri ses çıkarmadan, umursamadan izlerken, hepimiz bir akışın içinde fark etmeden, akıl etmeden, hissetmeden, bilmeden, görmeden yuvarlanırken, birileri sana, “kimsenin bu akışa karşı duramayacağını, gücümüzün buna yetmeyeceğini,” söylese de, sen akışın tersine yüzenlere, yaşamayı sürüklenmek, unutmak, saklanmak olarak görenlere değil, yaşamayı illa da “bir uğraş” olarak görenlere katıl. Bir söz de sen söyle, bir taş da sen at!..

Ocak 2nd, 2009 at 00:56
İsraildekilerin başına taş değil milyarlarca füze atarak onları moleküllerine ayırmak ve bu dünyada bir tane bile yahudi bırakmamak lazım aslında…
Taş atmak isteyenlere,
MAZLUMDER’den
GAZZE Halkıyla Dayanışma Mitingi
Gazze’de yaşanan katliamı, ambargoyu protesto etmek insanlık görevidir
Ankara Filistin Dayanışma Platformu olarak insanlık onurunu yüreklerinde taşıyan erdemli, duyarlı, insaf sahibi bütün halkımızı bu insanlık dışı vahşete sessiz kalmamaya çağırıyoruz. 03.01.2009 Cumartesi günü saat 12.00’de Kocatepe Camiinde gıyabi cenaze namazı kılmaya ve ardından da saat 13.00’de Abdi İpekçi Parkı’nda Yazar Abdurrahman Dilipak’ın da konuşmacı olarak katılacağı
GAZZE HALKIYLA DAYANIŞMA MİTİNGİ’ NE davet ediyoruz.
Ocak 2nd, 2009 at 15:35
günlerdir başka bir şey düşünemez oldum, bir ara ümidimin tümünü yitirmek üzere olduğumu farkettim ve Allah’ın yardımından umut kesmenin insanı götürebileceği yerlerden korktum.
herkesin hesabı var ama Allah’ın da bir hesabı var ve tüm hesapların üzerinde. inşaallah yarın biz de sözümüzü söyleyeceğiz, günlerdir ettiğimiz dualara bir yenisini ekleyeceğiz.
bir marş vardı hani; o takıldı dilime
“Müslümanım diyen bu kadar millet
biraz öfkelenip kafayı taksa
Esir mi olurdu Mescid’i Aksa ?”
Ocak 2nd, 2009 at 15:44
KaRa ve Warrior; izninizle aynen alıntılıyorum kardeş.
Ocak 3rd, 2009 at 00:26
canın sağolsun kardeş, seve seve
Ocak 7th, 2009 at 22:35
[...] Uraganik {Ocak 2, 2009} Cumartesi 13′de, Abdi İpekçi’de “Dünyanın bir yerinde insanların üzerine bombalar yağdırılırken, dünyanın kalanı vahşetle çevrelenmiş hayatına eklenen görüntüleri ses çıkarmadan, umursamadan izlerken, hepimiz bir akışın içinde fark etmeden, akıl etmeden, hissetmeden, bilmeden, görmeden yuvarlanırken, birileri sana, “kimsenin bu akışa karşı duramayacağını, gücümüzün buna yetmeyeceğini,” söylese de, sen akışın tersine yüzenlere, yaşamayı sürüklenmek, unutmak, saklanmak olarak görenlere değil, yaşamayı illa da “bir uğraş” olarak görenlere katıl. Bir söz de sen söyle, bir taş da sen at!.” KaRa /www.patagonya.org [...]