Arif, Bilge ve Şehid; İzzeddin YILDIRIM
Metin Göktepe adında kimsenin bilmediği, fazlasıyla sıradan bir gazeteci vardı. Kime hizmet ettiğinden şüphe etmediğimiz Evrensel gazetesinin muhabirliğini yapıyordu. 1996’da bir gösteri sonrasında gözaltına alındı ve hapisten fail-i meçhul olarak çıktı. Sonrasında solcular öyle bir kamuoyu oluşturdu ki Metin Göktepe ismini tanımayan kalmadı. Faili meçhuldü ancak birileri olayın üstünü örtmedi, kalan sağlar bizimdir demedi, olayı sürekli gündemde tuttular, sürekli katilleri aradılar vs. Oysa İzzeddin Yıldırım Hocanın hayatı unutuldu, unutturuldu. Sadece kapalı kapılar ardında sadece kendi cemaat müntesipleri tarafından küçük çaplı anma programları yapılıyor.
1946 yılında Ağrıda başlayan yaşamı 2000′nin Ocağında İstanbul’da haince, vahşice şehid edilmesiyle son buldu. Kimliği belirsiz haydutlar tarafından kaçırıldı, polis tarafından günlerce arandı, bulunamadı, ancak domuz bağıyla bağlanarak işkence edildi ve ne hikmetse son nefesini verdikten kısa bir süre sonra bulundu.
Acı olan, koskoca bir cemaat önderinin gözlerimizin önünde faili meçhulle hayatını kaybetmiş olmasına rağmen hiçbir yerde tek kelime edilmedi onun hakkında. Ocak ayının sonunda kaybetmişti yaşamını. Bu vesile ile izzeddin Yıldırım Hocamızı rahmetle yad ediyor ruhune fatiha diyoruz.

Ocak 28th, 2010 at 15:33
bence burada diğer cemaat liderlerinin kendilerine şu soruyu sormaları gerekiyor: neden ergenokoncuların (hizb. eliyle) hedefi biz değil de, sayı olarak çok az olan bir cemaatin lideri hedef olarak seçildi? ayrıca öyle polislerin falan da çok ciddi arama yaptıklarını düşünmüyorum. o zamanki içişleri bakanı sadettin tantan bu işi ayrıntılarıyla bilir. o’na sormak lazım.