Rıhle’de Ahir Zaman
Geçen hafta Asrın Müfessiri, Muhammed Ali Es-Sabuni hocayı misafir eden Daru’l-Hikme ekibinin çekirdek kadrosunu oluşturduğu Üç Aylık İlim, Kültür, Medeniyet Dergisi Rihle’nin 8. Sayısı okuyucusuyla buluştu.
Nübüvvet halkasının son zinciri, asr-ı saadet döneminin mürşid-i nebisi resul-ü ekrem s a v efendimizin vefatı ile “Tarihin Son Dönemeci”ne giren insanlık alemi ilk kez kıyametin yaklaşmasını canlarından çok sevdikleri biricik peygamberlerini kaybettiklerinde anlamış, yine nebiler nebisinin sözlerinin hahikate dönüşmesine bilfiil tasdike mazhar olmuşlardı.
İçinde yaşadığımız zaman dilimi, fikirler, gelişmeler… hakkında “dışarıdan bakarak” fikir yürütme imkânından mahrum olduğumuz için, derya içre yaşadıkları halde deryanın farkında olmayan “ol mahiler”den çok fazla bir farkımız yok aslında.
Gerek genel olarak insanlığın, gerekse özel olarak Müslümanların ahvalini, fiilen içinde yaşadığımız için fazlasıyla kanıksamış bulunuyoruz.
Oysa Efendimiz (s.a.v)’in 1400 küsür yıl öteden uzanan beyanları, yaşadığımız durumun ne anlama geldiğine dair açık ve net fotoğraflar sunuyor bize. Biz o Nebevî beyanlar sayesinde yaşadığımız durumun bir fitne, çözülme, bozulma ve yozlaşma olduğunu anlıyor ve en az bunun kadar önemlisi, bu sürecin bizi nereye götürmekte olduğunu bilmek gibi bulunmaz bir imkânı da elimizde bulunduruyoruz.
Ahir zamanı Efendimiz (s.a.v)’in gözüyle görmek, görmeye alıştığımız için bize yabancı gelmeyen fikir, olay ve olguları O’nun teşhis ve ihbaratıyla değerlendirmek, içinde bulunduğumuz durum hakkında sağlıklı karar vermenin tek yoludur. Son Din olarak İslam, onun kaynakları, itikadiyatı, ahkâm ve ahlakiyatı, tarihî tecrübesi… ve bütün bunların bugüne yansımaları hakkında yerli-yabancı binbir türlü fikir ve tesbitin cirit attığı modern dünyada ayağımızı sağlam bir zemine basarak yürüyebilmek için o Nebevî ihbarata ab u hava’dan daha fazla muhtacız.
Rıhle yaşadığımız durumun Nebevî pencereden arz ettiği görünümü dikkatlerinize sunmak amacıyla “Ahir Zaman” olgusunu kapak konusu yaptı bu sayıda.
Yurtiçinden ve yurt dışından önemli kalemlerin yer aldığı bu sayıda genel başlıklar şöyle; “Kıyamet Alametlerine Genel Bir Bakış” , “Kıyamet Öncesi En Büyük Fitne: Mesih Deccal”, “Bir Kıyamet Alameti: Yecûc ve Mecûc, son günlerin netameli konusu “Mehdi” meselesi ilgili manevî mütevatir derecesinde ki sahih rivayetler ışığında selef ve halef âlimlerinin görüşleri doğrultusunda “Beklenen Mehdi” başlığıyla ele alınmış.
Kıyamet ve alametleri konusunda yazmış olduğu dikkat çekici eserleriyle tanınan Yemenli âlim ve düşünür Ebubekir el-Adenî ve Prof. Dr. Kemal Sandıkçı ve Abdurrahman Arslan’nın enfes ahir zaman derğerlendirmeleri soruşturma bölümünde yer alıyor.
Osmanlı’dan günümüze, ahir zaman uleması ve tedris faaliyetleri üzeride EminSaraç hocaefendi ile yapılmış “İlmî Yakın Geçmişe Dair” mülakatta Zahid el-Kevseri Hazretlerinden Mustafa Sabri efendiye kadar bir çok yakın geçmiş ulema ve sulehanın izi sürülüyor.
Rihle dergisinin son sayısı at izinin it izine karıştığı, “Tarihin son dönemecinde” Ahir Zaman” anlayışımızı mıh gibi aklımıza çakacak bir sayıyla dolu dolu karşımızda duruyor.
İrtibat:
TEL: 0212 531 50 30
www.rihledergisi.com.tr

Mart 4th, 2010 at 14:41
Sitenin teknik sorumlusu umarım rssden yazının tamamını okumamıza imkan verecek gerekli değişikliği yapar.
Bu sayıyı alalım inşallah.